İsrail İran Gerilimi: Erdoğan'ın Kritik Tutumu Ne Olacak?
Ekonomi

İsrail İran Gerilimi: Erdoğan'ın Kritik Tutumu Ne Olacak?


01 July 20255 dk okuma48 görüntülenmeSon güncelleme: 27 August 2025

İsrail ve İran arasındaki gerilim, bölgedeki dengeleri sarsmaya devam ediyor. Karşılıklı saldırılar ve askeri tırmanış, ABD'nin sınırlı müdahalesiyle geçici bir ateşkesle sonuçlansa da, gerginlik hala sıcaklığını koruyor. Peki, bu karmaşık denklemde Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın rolü ne olacak? Bu yazıda, İsrail-İran geriliminin perde arkasını ve Erdoğan'ın olası tutumunu değerlendireceğiz.

Ortadoğu'da Kalıcı Barış Mümkün mü?

Ortadoğu'da kalıcı bir barışın sağlanması için birçok faktörün bir araya gelmesi gerekiyor. Bunlar arasında:

  • İsrail'in yayılmacılığının durdurulması: İsrail'in bölgedeki politikaları, gerginliğin ana kaynaklarından biri olarak görülüyor.
  • İsrail-İran arasında sulh sağlanması: İki ülke arasındaki düşmanlık, bölgedeki istikrarı tehdit ediyor.
  • Filistin Devleti'nin tanınması: Filistin sorunu, Ortadoğu'nun en önemli sorunlarından biri olarak varlığını sürdürüyor.
  • İsrail ile Suudi Arabistan arasında diplomatik ilişki kurulması: Bu adım, bölgedeki dengeleri değiştirebilir.
  • Türkiye-İsrail ilişkilerinin normalleşmesi: Türkiye'nin bölgedeki etkin rolü, barış sürecine katkı sağlayabilir.

Bu şartlar sağlanmadıkça, Ortadoğu'da kalıcı bir güven ortamından söz etmek zor görünüyor.

Erdoğan'ın Olası Tutumu

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki gelişmelerle ilgili olarak şimdiye kadar itidalli bir tutum sergilemeye çalıştı. Ancak, gerilimin tırmanması durumunda Türkiye'nin nasıl bir pozisyon alacağı merak konusu. Türkiye'nin, bölgedeki aktörlerle olan ilişkileri ve izlediği dış politika, bu süreçte belirleyici olacak. Türkiye'nin olası tutumları şunlar olabilir:

  • Arabuluculuk rolü: Türkiye, İsrail ve İran arasında arabuluculuk yaparak gerilimi düşürmeye çalışabilir.
  • Diplomatik girişimler: Türkiye, uluslararası platformlarda diplomatik girişimlerde bulunarak çözüm arayışlarına destek verebilir.
  • Bölgesel işbirliği: Türkiye, bölgedeki diğer ülkelerle işbirliği yaparak istikrarın sağlanmasına katkıda bulunabilir.

Erdoğan'ın tutumu, bölgedeki dengeleri etkileyebilecek önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.

Nükleer Tehdit ve Bölgesel Güvenlik

İran'ın nükleer kapasitesi, bölgedeki en büyük endişe kaynaklarından biri. Eldeki verilere göre, İran'ın nükleer kapasitesi ağır yara almış olsa da, uranyum zenginleştirme yeteneğini koruyor olması, uluslararası toplumun dikkatini çekiyor. Bu durum, bölgedeki gerilimi daha da artırabilir ve yeni çatışmalara zemin hazırlayabilir. Bölgesel güvenliğin sağlanması için nükleer silahların yayılmasının önlenmesi büyük önem taşıyor.

İsrail-İran gerilimi, Ortadoğu'nun geleceği için kritik bir dönüm noktası olabilir. Erdoğan'ın bu süreçteki tutumu, bölgedeki dengeleri etkileyebilecek önemli bir faktör. Türkiye'nin arabuluculuk rolü üstlenmesi, diplomatik girişimlerde bulunması ve bölgesel işbirliğine katkı sağlaması, kalıcı bir barışın sağlanmasına yardımcı olabilir. Ancak, gerilimin tırmanması durumunda Türkiye'nin alacağı pozisyon, bölgedeki geleceği şekillendirecek.